Cezaevi Anıları (Ülkücü) yusufiyeli cengiz Akyıldız

Rahman ve Rahim olan Allah ın adıyla..


Değerli ülküdaşlarım şimdi sizlerle 12 eylül den çok az bir anımı teşkil eden hatırladıkça beni kitleyen,tüylerim diken diken eden o zor yıllarda ki taş medreseden sadece biraz bahsedeceğim. Zira yazmak yetmez zaman yetmez, buralar bana yetmez……..


93 günlük şube de sorgulamadayız.. aynı hücrede hasan albay var. Hücre çok küçük bizse tam 11 kişiyiz. Yani 2 ülkücü geri kalan lar vatan hainleri…oturmaya yer yok ayakta duruyoruz ayakta uyuyoruz… ayaklarımız bile ve vücumuzun her yeri simsiyah eh. Malum aklıma gelen askeri savcılığa ilk çıktığımda evladım nedir bu halin der bana bende samimiyetle anlatmaya başlarım savcı bey güler, evladım abarttın sana kapı çarpmıştır der !!!!..(.anlayınız artık..)
neyse bizi topluca Selimiye kışlasına eskiden ahır olan hücrelere tıkarlar. Yanımda o an özcan çeliksiz,okan atik.bülent karakuş,Abdullah kederoğlu,hasan albay,kamil oruç(velican oduncunun akrabası) hatırlayabildiklerim var…. Güzel ce soyarlar biz dik duramayız. Komutan bahırır dik dur, ama nasıl duracam ayakta zor duruyoruz hepimiz…..!
Orada da bir güzel fasıl başlar………….!
Birbirimize bakışır adeta bir birimizden manevi güç alırdık…….
Daha sonra bizi selimiyede koğuşlara dağıtırlar tek tek..ben 5 . koğuşa düşerim ve seslenirim aranızda ülkücü var mı ses yok sadece homurdanmalar anlarım ki burada sadece ben varım. Demek ki diğer arkadaşlarımında durumu aynı diye düşünürüm….

Evet kısa künyeler patlamaya başlar art arda.. gelen asker eh nede olsa bizim komutanımız.. yüzlerine bakarım hiç birinde NUR yok. Anlarım bu gardiyanlarda özellikle seçilmiş……!

Artık zaman geçmek bilmez eğitim ve dayak başlamıştır. Derim yahu burada bir şube,
neresi mahpushane……

Belli bir zaman sonra bizi kartal – Maltepe askeri cezaevine sevk ederler önce içimden gizlice sevinirim bu işkencehaneden kurutuluyoruz diye.. AMA nerde gittiğimiz yer daha berbart…..

5.bucuk saatlik dayak faslından sonra koğuşlara veriliriz. Ben b/ koğuşuna yani ismet şahin in olduğu koğuşa verildim..

kartal askeri cezevi genelde ülküdaşlarımızla dolu idi…

vatan hainlerine bile yapılamayacak işkencelere burada da mahruz kalıyoruz?

Ama hepimiz dava mızdan asla ödün vermiyoruz…

Mahkemelerde pişman ım diyin derlerdi bizse neden ki
Biz pişman olacak bir şey yapmadık. Bizleri burada tutsanız da biz ülkücüyüz vatan için buralar bize taş medreseler gibi gelir diyorduk..
Taş medrese ama işkence ler bizi daha da güçlendiriyordu…

Evet artık kartal-maltepe askeri cezaevindeyim.ilk girdiğim koğuş B-koğuşu. Koğuş ta şehidimiz ismet şahin ve kardeşi,İsmet Koçak,Hasan Albay,Osman Keskin,Bayram Çimen,Ali Osman Düzenli,Abdullah Sapan,Hayrettin Alp,Mehmet Ural,(Keşanlı)Hüseyin,Çek sebo,Abdullah Pat,Hüsnü Kemal,Cemal Şengül,Nizamettin İşçi,Nurullah Tevfik Ağansoy, ve hatırlayamadığım şu an diğer ülküdaşlarım var koğuşta…..
Malum askeri cezaevi, sabah akşam eğitim ve dayakla günlerimiz geçiyor……………………………………

Daha sonra ben E-Koğuşuna verildim. Orda da taş medreselilerimden; cezaevi başkanımız olan Memduh Yellice,
Kamil Oruç,Sıtkı Akbal,Sururi Fer,İlhami Karaçin,İlhan Akgün ve diğer ülküdaşlarımla bir araya geliriz….Durum aynı..zindan sanki ama işkencelerden maalesef sohbet etme ortamımız olmuyor………………..!
Cürümüm olan Zihni Açba ve diğerleri benden önce Mamak cezaevine sevk olmuşlardı…. Sırada biz vardık…………..

Size bir D-Koğuşundan ilginç bir anı yazayım.. her zaman olduğu gibi gece dersindeyiz.. konu: Atatatürk ilke leri..
Asker(gardiyan asık suratlı) beni kalk der bana ilkeleri say der. Bende hemen o an (9) doktrinini sayarım otur der, hemen başka bir ülküdaşıma kalk sende say der o da 6 ilkeyi sayar..Aç avucunu der gardiyan…..SEN eksik daydın…….!
Yani anlayınız ordaki halimizi ve başımızdakilerini…….



Devam edecek…


Askeri cezaevinde ziyaret günlerimizde bir alem di…

Ziyaret e çıkarken kafalarımız hava ya bakar şekilde uygun adım marş ve dar uzun koridora dizilir gardiyanlar biz ortalarından geçeriz ve başlar postallar üzerimizde çalışmaya.. beyaz bir yerimiz kalmaz. O halde ziyarete çıkarız. Ve ailelerimize de bu halimizi belli etmemeye çalışırız. Zira üzülmesinler diye…………………

Birde banyo sefalarımız var ki sormayınız………….
Yazın haşlak su, kışın buz gibi su….yıkanka mecburi,üstümüzde kuru yer kalmayacak… eh ne dersin harika dimi banyolarımız…………..
Eğitimlere gelince silahsız her türlü eğitim var. Üstlerimiz kışın çıplak vaziyette alçak sürünme. Sırtımızda zeani gibi gardiyanlar oturmuş, bir elinde jop, biz sürünürüz. Çoğu kez ben ve arkadaşlarımız bayılırdık.. ayıltırlardı devam…….

Koğuşlarda sohbet etmek yasak.! Kışın susuz sakal traşı hergün……
Eğer o gün asta isen ve doktor da tastikledi ise şanslısın.. o gün sen az sopa yersin(50 jop)…………..

Ülküdaşlarımızla çoğu kez gözlerimizle konuşur sohbet ederdik.. zira sesli konuşmak mümkün mü……..
Ama bütün bu ve yazamadığım işkencelere rahmen hepimiz dik ve dava mıza daha sıkı sarılırdık…..

KUR’AN OKUMAK ve NAMAZ kılmak YASAK….?

Bütün bunlara rahmen yinede sopayı yer namazımızı eda ederdik… Bütün engellemelere rahmen……..

Bazı zaman larda üst rütbeliler gelir bizi bahçede dizerlerdi: pişmanmısınız…Hepimiz biz pişman olacak bir eylem içinde bulunmadı ki der biz bu vatan için Bayrak için KURAN için hülasa davamız için buradayız…Mükafatınız ise harka derdik… joplar kalkmaya başlar dı. Hepimizin üstünden geçmeye………………………………………..
BU fasılardan çoğu kez hepimiz bayılırdık, zira ayak ta durmak mümkün mü zalim gardiyan seni bayıltana kadar işlemini yani o na verilen görevini ifa eder……….

Evet işte askeri cezaevlerinde hayat bu ve buna benzer şekilde devam eder…Bizse bütün bunlara rahmen dava mızı yaşamaya devam ederdik……………………………


Akla hayale gelmiyecek her türlü eza ve işkenceler üstümüzde deneniyordu… bazen kendi kendime sorardım, yahu ben bu vatan bu bayrak için devletim için mücadele ettim..o zaman koministler durmadan devletime ve milletime saldırıyordu. Ben se buna karşı ülkücü duruşumu sergiliyordum ama gel gelelim mükafatımız zindanlar oldu…!
Size ilginç bir başka anımdan bahsedeyim ; bir gün Maocu itler, istanbulda bulunan Şehremini polis karakol unu basıyorlar, o zamanlar polis karakolu molla şeref mah.de ara sokak ta idi..Biz molla gürani cad. de bulunan o zaman komandoların yeri diye isim takılan, Cafe Banu da oturuyoruz… Bizi arayan Zat, cengiz Rehin alındık ?Bizde hemen karakol a gider, ordaki devlet memurumuzu bu itler den kurtarmanın yollarını arar ve başarılı olurduk, Bir gün sonra şube den gelen bir ekip tarafından alındık… efendim suçumuz da karakol daki mao cuları kovalamak, neyse sağlık olsun diyor, gözetim altına alınıyoruz… 30 gün bir süre sonra da salındık.. Ama o ne ! Saat: akşam 4.30 selimiye kışlasından salınıyorum, Fındıkzade ye gelmem ise saat:6 .30 buluyor, bir bardak ülküdaşlarımla çay içemeden tekrar alınıyoruz…….
Güler misin ağlar mısın misali…Salındığım gün, şehremini lisesi önünde silahlı çatışma olmuş saat:13 de. Benim adımı vermişler güp tekrar cezaevine… Neyse beni tahliye eden mahkemeye düşerim, Hakim sorar yahu ben se ni yeni saldım, sen yine mi geldin, efendim derim hi. Savunma yapmayacağım.. siz beni olay günü kendiniz 4.30 saldınız. Olay aynı gün saat:1 de olmuş, efendim dedim yani ben cezaevinde iken kanat mı taktım da gittim olay yaptım…
HAKİM güler… tamam tahliye…ah… ah……..
Bir adamın hani adı çıkacağına canı çıksın derler ya. İşte buda böyle bir olaylardan, bizim bir kere adımız çıkmış……


Devam edecek..






BAŞBUĞUMA GİDELİM




Kalbimde iman,ülkü aşk ı kaynasın dursun,
Yüzümü hakka çevirdim,yansın tutuşsun.
Melekler ülküdaşlarımı böyle bulsun,
Gelin ülküdaşlar Başbuğuma gidelim..


Bugün eylül,hasta oldum,habersiz şehidim,
Yüzümüz simsiyah sanki bir kömür,
Davasız,amelsiz olmuyor o nur,
Gelin bozkurtlar Başbuğuma gidelim…


Allah ım sen acı bu ülkü kuluna,
Cengiz e fırsat ver,vermesin mola
Gelin yusufiyeliler Başbuğuma gidelim….


Cengiz AKYILDIZ






UNUTMA


Ecdadını unutma,gazi sin asilsin,
Bozkurtlar at sürer,şefli bir milletsin,
Yeni çağlar açtıran,asil bozkurtsun,
Tarihin şeref tacı,benim yüce ceddimsin..

Önümde al yıldızlı bayrak,şerefle dalgalan
Köhnenmiş şu cihana,insanlık dersi salan
Tarihin asil kanı,peygambere inanan
Gönlü ülkü aşkı ile dolu,yiğit bozkurtsun..

Övün Türk üm,sen övün, o ceddin ahfadısın,
Meydanlara sığmayan,Başbuğumun evladısın,
Tarih yazacak seni dünyanın tek şansısın
Peyamberin övdüğü tek kahramansın..

Cengiz mutludur bugün,ecdadını yazmakla,
Tarihini okuyup şeref ve şan almakla,
Başın göklere ersin,şanlı yiğit bozkurttum…

Cengiz AKYILDIZ






biçare


Bu ne biçare,böyle bende,
sarardı gönlümdeki yaprak,
böylemi kalacak bu yara
buram buram kokarken şüheda toprak..

bu ne çile bu ne ızdırap,
yeşermiyecek mi bu yaprak
hele durda bir halime bak
buram buram kokarken şüheda toprak.

cengiz akyıldız





koyma..


Bitirdim kitabı isterim rahmet,
okuyan kullara olsun hidayet
bu nefer ülkü sevdalısına inayet,
kurtulsun Türkler, gitsin cehalet.

sakın ha bu dünya ya bağlanıp durma,
ağyara aldanıphülyaar kurma,
neden diye sualler sorma,
aldanırsın ülküdaş,soru sorma.

Ya Rab; gafletde olanlarla bir eyleme beni,
toprağa konacak nazil bedenim,
çürüyüp gidecek kıymetsiz tenim,
Nur unla imdat eylebeni ülküsüz koyma..

cengiz akyıldız




NOT: Sevgili ülküdaşlarım Beraat kandilinizi de kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim...Ayrıca bu yazılarımı ve şiirlerimi muhafaza etmenizi biz bu dünya dan göç ettiğimizde de gelecek nesillere aktarmanızı ve çalaınmamasını siz gardaşlarım dan rica ederim...

yusufiyeli cengiz Akyıldız
 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !